Kurumsal Gerçeklik (Enterprise Augmented Reality)

Bir önceki yazıda incelediğimiz AR konusunun SAP üzerindeki uygulamasına daha detaylı bakalım. Örnek uygulamamız telefonumuzun kamerası ile görüntülediğimiz satış mağazasının yıllık cirosunu gösterecek olsun. Bu uygulama için aşağıdakilere ihtiyacımız olacak :

  • Anında görüntü için bir kamera (cep telefonumuzda zaten var)
  • Gerçek görüntü ile birleştireceğimiz veriler (mağaza koordinatları ve ciroları)
  • Bizim şu anda bulunduğumuz lokasyon (cep telefonumuzda zaten var)

Mağaza koordinatlarını elde etmek zor görünebilir. Ancak bütün dünyanın karış karış fotoğrafını çeken Google, dünyadaki tüm adresleri koordinata çevirecek veritabanını oluşturarak bu konuda da yardımımıza koşacaktır (veya yakın gelecekte dünyayı ele geçirecektir).

Kullanıcının lokasyonunu bulabilmek tek başına yeterli olmayacaktır. Mağazaya yakın bir yerde olabiliriz ama tam ters yöne bakıyorsak yani mağaza görüş alanımız dışında kalıyorsa?

  • Yön ve açı bilgileri (cep telefonumuzda zaten var -pusula-)

Gördüğünüz gibi ilk bakışta zor görünen kısım “cep telefonumuzda zaten var”. Geriye bu teknolojileri kullanarak kurumsal bir uygulama oluşturmak kalıyor ki onun da yapılmışı var :

Augmented Reality – Artırılmış Gerçeklik

1990 yılında Thomas Caudell, artırılmış gerçeklik terimini ortaya atarken, havacılık sektöründe çalışan teknisyenlerin kullanacağı, gerçek görüntü ile sanal grafikleri birleştirerek gösteren bir ekranı tanımlıyordu.

Bugün de artırılmış gerçekliğin tanımı farklı değil : Sanal ile gerçeğin üstüste ve eş zamanlı olarak sunulması / algılanması Augmented Reality (AR) olarak anılıyor.

Kurumsallaşmak :

Aşağıdaki resim SAP’nin bu teknolojiyi nasıl kullanacağının bir göstergesi. Artık kameralı telefonumuzu bir üretim hattına çevirerek o hattın verimliliğini veya bir ürüne çevirerek o ürünün satışlarını görebiliyor olacağız.

Sosyalleşmek :

Sosyal alanda bu teknolojinin geleceği yeri tahmin etmek hiç de zor değil. Facebook gibi sitelerde yüz fotoğrafı ile kişisel bilgilerini eşleştirmekten çekinmeyen milyonlarca insan varken, cep telefonunuzun kamerasını bir kişinin yüzüne çevirmeniz, o kişi ile ilgili bilgilere ulaşmanız için yeterli olacak. Veya bir cafe’yi görüntünün ortasına getirerek orada daha önce bulunmuş ve orayı beğenmiş arkadaşlarınızın bir listesini görebileceksiniz.

Birleştirmek :

Görüntü üzerindeki yazıları uzunca zamandır tanıyabiliyoruz. Yaratıcı ile taranan yazıların metin dosyasına çevirilmesi veya yollardaki plaka tanıma sistemleri bu teknolojiye dayanıyor. Yine uzunca bir süredir bilgisayar tabanlı sözlükleri kullanıyoruz.

Şimdi google bu ikisini birer adım ileri götürerek bize artırılmış gerçeklik ile çeviri deneyimi sunuyor. Uygulamanın adı “Word Lens”

Gerçekliği algılamanın tek yolu görmek değil. Konuşmayı metne çeviren, metni başka dile çeviren ve son olarak metni konuşmaya çeviren yazılımlar uzunca bir süredir var ve giderek gelişiyorlar. Bu durumda simültane çevirinin gerçek ses ile birleştirildiği eş zamanlı bir bilgisayar uygulamasının insanla aynı kalitede sonuç vermesi çok da uzak bir ihtimal değil.

Ekleme : Bu yazıyı yayınladıktan kısa bir süre sonra Google tarafından simültane tercüme yapan bir yazılımın da beta olarak yayınlandığını öğrendim. Şimdilik sadece android telefonlarda kullanılabiliyormuş.

Artırılmış gerçeklik (augmented reality) ile ilgili fikir ya da gerçekleştirilmiş uygulamaları burada paylaşabilirsiniz.